Akrep Blog

İki Uğursuz İki Uğurlu Gezegen, 13 Mayıs ve Aralık 2020

İki Uğursuz İki Uğurlu Gezegen, 13 Mayıs ve Aralık 2020

İki Uğursuz İki Uğurlu Gezegen, 13 Mayıs ve Aralık 2020

İki uğursuz ve iki uğurlu gezegen ve tarihlere etkileri

Eski zamanlarda gezegenlerin sıcak-soğuk, kuru-nemli tabiatları ve hayata yaptıkları katkı göz önüne alınarak, bazı gezegenler “uğurlu ve iyicil”, bazıları ise “uğursuz ve kötücül” olarak sınıflandırılmışlardır. Buna göre, Mars ve Satürn uğursuz, Venüs ve Jüpiter uğurlu gezegenlerdir. Kötücül olaylardan uğursuzlar; bize yardım eden, bizi büyüten, besleyen, keyif veren olaylardan uğurlular sorumludurlar.

Mars’ın 17 Şubat’ta Oğlak burcuna girmesiyle, iki uğursuz gezegen de aynı burçta çok güçlü bir biçimde konumlanarak, büyük iyicil dediğimiz Jüpiteri tamamen devre dışı bıraktı. Out of bounds (enerjisi kontrolden çıkmış) Mars, Güney Ay Düğümü ile kavuştu, daha sonra hem sene başındaki güneş ve ay tutulması noktalarını hem de Saturn Plüton kavuşumunu tetikleyerek gökyüzünde zaten potansiyel olarak duran hayata zararlı etkileri yeryüzüne yansıttı.

Normal zamanda, başımıza bir dert geldiğinde bir yardım, bir çare bulunur. Zenginleşmeyi, büyümeyi, fırsatları anlatan, koruyucu doğası ile bilinen büyük iyicil Jüpiter olaya el atar, bize yol gösterir. Ancak, 17 Şubat’tan beri Jüpiter’in kendine yardım edecek hali yok. Satürn yönetiminde, düşük konumda ve iki kötücül gezegenle aynı burçta.

22 Mart’ta Satürn, bugün de (30 Mart) Mars Kova burcuna geçerek Oğlak burcundaki gezegen yığılmasını bir nebze hafifletecekler. Ama iki kötücülün Oğlak burcundan çıkmaları rahatlayacağımız anlamına gelmiyor. Çünkü bir çok gezegen hala Satürn yöneticiliğinde, başta sağlık sistemi, tedarik ve devletlerin yönetimi konusunda başlıca sistem ve yapılardaki yetersizlikleri, eksiklik ve aksaklıkları bir müfettiş edasıyla yüzümüze çarpıyor. İki kötücül Mars ve Satürn de hala aynı burçta hareket etmeye devam ediyorlar. Hatta Mars ile Satürn’ün kavuşum yapacağı 30-31 Mart günlük hayatımızda, seyahatlerimizde, hareketlerimizde kısıtlamaların en doruk noktasına ulaşacağı konum olarak düşünülebilir.

Artık konunun zirvesindeyiz. Nisanın ilk haftaları oldukça kritik. Uzun zamandır süregeldiği gibi Satürn’ün disiplinine uymamız, kendimizi kısıtlamamız, tedbiri, sorumlulukları elden bırakmamamız çok önemli. Ve tüm bunları Satürn’ün gölgesi olan korkuya ve kaygıya kapılmadan yapmamız gerekiyor. 13 Mayıs’a kadar biraz sabır.

Neden 13 Mayıs?

Biraz da olsa rahatlamanın, Mars’ın Balık burcuna geçeceği 13 Mayıs’ta geleceği düşünülebilir. Mars ve Satürn, normalde 2 yılda bir 6 haftalığına aynı burçta kalırlar. Fakat bu sene Satürn burç değiştirdiği için yaklaşık 12 hafta boyunca iki kötücül aynı burçta seyrediyor. Mars’ın Satürn yönetiminden ve ortaklığından çıkacağı 13 Mayıs’ı hararetin azalacağına yorabilsek de, dünyamızda bir anda gökkuşağı belirmeyecek.

Bize yardım edebilecek potansiyeli Jüpiter olarak düşünürsek, asıl ve esaslı yardımı Jüpiter’in düşük konumdan çıkıp burç değiştirdiği Aralık 2020’den sonra alabileceğiz. Burada bile hala Jüpiter’in Satürn yönetiminde olacağını gözden kaçırmamak gerekir. Bilim ve teknolojiyi sağlam temeller üzerine yapılandırdıkça ve insani değerleri kişisel çıkarların önüne aldıkça Jüpiter’in hayatı destekleyen, bize el uzatan yanını daha rahat görebileceğiz.

Uyarıya tekrar geri dönersek, bu bir kaç hafta konunun zirvesindeyiz dedik. 7 Nisan’da aynı zamanda, Mars Uranüs’e kare açı yapıyor. Bu da, yaptıklarımızın sonuçlarını pek uzun vadeli düşünmeden dürtüsel davranmamıza ve risk almamıza sebep olabilir. Kısıtlamalardan özgürleşme, kalıpları yıkma, mevcut düzene isyan motivasyonu ile hareket söz konusu olabilir. Bu hafta ne kadar sıkılmış olursanız olun, tedbiri elden bırakmamalı, aceleyle hareket etmemeli, öfkeyi kontrollü ve sağlıklı biçimde ifade edebilmeliyiz.

Koronavirüs ve Ekonomiye Etkisi

Asıl ve en önemli gündemimiz bu aralar Covid-19 olsa da, büyük resme bakınca, arka planda global düzeyde büyük bir ekonomik resesyon ve bunun sonucunda para sisteminin değişmesi teması görülüyor. Şu an 2020’nin en sıcak konusu Covid-19 olarak gözükse de, virüs aslında büyük bir ekonomik değişimin katalizörü durumunda.

Çok uzun zamandır 2020’de artık hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını, işlevsiz mevcut sistemlerin yıkılacağını ve artık yeni bir çağın eşiğinde olduğumuzu yazıyoruz. Bu açıdan bakıldığında virüs sadece bu değişimi hızlandırıcı bir etken görevi görüyor.

Dünyada şu an petro-dolar sistemi geçerli. Ayrıca, ABD 1971’de doların altınla olan bağını kesti ve bu tarihten beri ülkeler altın karşılığı olmaksızın para basabiliyor. Şimdi virüs sebebiyle artan kaynak ihtiyacını, başta ABD olmak üzere, devletlerin çok daha fazla karşılıksız para basarak gidermeye çalışacağı düşünülüyor. Bu da bütün ülkelerde hiperenflasyon olarak ortaya çıkabilir. Zaten Oğlak burcundaki Jüpiter sembolizmine baktığımızda, düşük konumda olan gezegen, sağlıklı bir şekilde büyüme yerine, sağlıksız bir şekilde şişmeye işaret ediyor. Para basılması ekonomiyi sağlıksız bir şekilde şişirerek patlamaya hazır bir balon haline getiriyor.

Balon patladıktan sonra da virüs ister istemez (altın karşılığı olan veya elektronik) yeni bir para sistemine vesile olabilir. Uranüs Boğa sembolizmi ile bağlantılı olan bu değişiklik, aslında 2025 yılına kadar sürecek olan uzun bir hikayenin de başlangıcında olduğumuzu gösteriyor. Tüm bunlar da tabi ki dünyadaki tüm dengeleri değiştirebilecektir.

Kim bilir, belki de şu zamalar yakın tarihimizde eşi olmayan bir süreci deneyimleyerek, tüm insanlığın daha hayrına olacak yeni bir sistemin doğumunun sancılarını çekiyoruzdur.

 

Pınar Keskin – Astroloji Dergisi

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Site içeriği izin alınmadan sesli, görsel veya yazılı olarak kullanılamaz. Kaynağı belirsiz yazılar belirtildiğinde siteden silinir veya kaynak bilgisi eklenir. İçerikler sadece RSS özeti makalelere link verilerek kullanılabilir.
error: Korumalı İçerik!